Dünyayı Değiştiren Kadınlar!


Zor günlerden geçiyoruz evet. Hepimiz çok hassasız, kırılganız, kızgınız. Ama bildiğimiz tek bir şey var ki o da neler yapabileceğimizi gördük. Bir kadın olarak dimdik ayakta durabildiğimizi, bizi susturamayacaklarını tekrar gösterdik.  Ve biz tek başımıza dünyayı nasıl değiştirebileceğimizi ispatlamış olduk! Ve ben bu sebeple dünyayı değiştiren kadınları, ilham veren ve güçleriyle hayran bıraktıran bu kadınları bir kez daha hatırlatma gereği duydum.

Margaret Thatcher
Bir bakkalın kızı olarak dünyaya gelen Thatcher, önce kimya eğitimi için Oxford Üniversitesi'ne girmeyi, sonrasındaysa politik kariyerinde İngiltere Başbakanı olacak kadar yükselmeyi başardı. "Demir Leydi" ünvanını kazanan politikacı, hem ülkeyi yönetti, hem de iki çocuğunu yetiştirdi. 80'li yıllarda dünyanın en güçlü insanlarından biri olan Thatcher, dönemin ABD başkanı Ronald Reagan'la beraber neoliberal ekonomik sistemin tüm dünyaya yayılmasını sağladı.  

Anne Frank
Frankfurt'lu Yahudi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Anne Frank'ın çocukluğu, Nazi hareketinin yükselişiyle aynı döneme geldi. 2. Dünya savaşı'nda ailesiyle Yahudi Soykırımı'ndan kaçmak için Amsterdam'da saklanan Anne, içini günlüğüne döktü. Bir süre sonra yakalanıp toplama kampına götürülen küçük kız, koşullara dayanamayıp öldüğünde henüz 15 yaşındaydı. Frank'ın 1942'yle 1944 arasında tuttuğu ve savaşın insani boyutunu tüm çıplaklığıyla gösteren günlüğü, hala edebiyat tarihinin en etkili yapıtlarından biri olmayı sürdürüyor.

Zaha Hadid
Dünyanın en ünlü mimarı olan Irak'lı Hadid, prestijli Pritzker Mimarlık Ödülü'nü alan ilk kadın mimar olma özelliğini taşıyor.

Prenses Diana
Belki de tüm zamanların en çok fotoğraflanan insanı olan Diana Spencer, 1981'de 20 yaşındayken Prens Charles'la evlendiğinde, dünyaya şu an Kate Middleton'la yaşadığımız "prenses çılgınlığı"nın kat be kat fazlasını yaşatmıştı. Galler Prensesi, 1992'ye kadar süren evliliği süresince hem birçok hayır kuruluşuna yaptığı katkılar, hem de yavaş yavaş kraliyet ailesinin baskısından kurtulup hayatının iplerini eline alışıyla adından söz ettirdi. Henüz 36 yaşında geçirdiği trafik kazasında ölen Diana, kraliçelik tacını başına takamasa da "kalplerin kraliçesi" olarak hatırlanıyor. 

Jeanne D'Arc
Fransa'nın baş azizi olan Jeanne D'Arc, İngiliz istilasına karşı başlattığı mücadeleyle ülkeyi özgürlüğüne kavuşturdu. "Cadı olduğu" gerekçesiyle henüz 17 yaşındayken suçlu bulundu ve yakılarak öldürüldü. 

J. K. Rowling
Bekar ve işsiz bir anne olan Joanne Kathleen Rowling, bir tren yolculuğu sırasında aklına gelen öykü fikrini kağıda döktü ve tüm zamanların en başarılı edebiyat ve sinema projelerinden biri olan Harry Potter serisini yarattı. Şu an İngiltere'nin en zengin kadınlarından biri olan Rowling, alçak gönüllülüğüyle dikkat çekiyor ve Harry Potter'la büyüyen çocukların kalplerindeki yerini sonsuza dek koruyacak gibi görünüyor. 

Katharine Hepburn
20. yüzyılın en önemli sinema figürlerinden olan Hepburn, kariyeri boyunca kazandığı toplam 4 Oscar ödülü ve 12 Oscar adaylığıyla hala heykelciğe en çok ulaşan oyuncu olmayı sürdürüyor. Yaşamı boyunca güçlü ve bağımsız bir kadın portresi çizen Hepburn, bu sayede kadının toplumdaki genel geçer rolünün yeniden tanımlanmasına yardımcı oldu. 

Marilyn Monroe
Norma Jean Baker adıyla fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ve sinemanın en ikonik figürlerinden biri oldu. 

Simone de Beauvoir
20. yüzyılın önde gelen varoluşçu filozoflarından biri olan Beauvoir, kadın-erkek ilişkilerine ve kadının toplumdaki konumuna olan radikal bakış açısıyla feminist hareketin temel taşlarından birini oluşturdu. Dönemin bir diğer önemli filozofu Jean Paul Sartre'la olan uzun süreli özgür ilişkisi, kadınlara örnek olmaya devam ediyor.

Adele
Henüz 24 yaşında olmasına rağmen sayısız Grammy ve bir Oscar sahibi olan Adele, özgün sesi ve yorumuyla kısa sürede dünya çapında tanınır hale geldi ve elde ettiği satış rakamlarıyla Beatles'ın bile önüne geçti. 

Benazir Butto
Müslüman bir ülkenin başına geçen ilk kadın başbakan olan Butto, Pakistan'ın dikdatörlükten demokrasiye geçmesinde büyük pay sahibiydi. Uygulamaya koyduğu kadın merkezli sosyal reformlarla hatırlanan politikacı, 1999 ve 2007 arasını Pakistan dışında sürgünde geçirdi ve ülkeye döndüğü yıl suikaste kurban gitti. 

Rahibe Theresa
Hayatını fakir ve kimsesizlere adayan Theresa, Kalküta'da binlerce aç ve hasta insanı bizzat iyileştirdi. 1979'da Nobel Ödülü kazandığında, ödül komitesinin onuruna verdiği yemeği iptal ettirdi ve aynı parayla binlerce aç insanın doyurulmasını istedi.

Madonna
Tüm zamanların en başarılı kadın müzisyeni. 250 milyon albüm satan "Madge", 80'li yıllardan beri neye elini atsa çok başarılı oluyor, kendini sürekli yeniliyor, şekilden şekile giriyor ve asla yaşlanmayacakmış gibi görünüyor. 

Rosa Parks
Parks, otobüste oturduğu yeri ona vermesini isteyen beyaz bir adama verdiği efsanevi "hayır" cevabıyla, dolaylı yoldan Afrika kökenli Amerikalıların hak mücadelesinin çözüme kavuşmasına vesile oldu. Koltuğundan kalkmayı reddettiği için tutuklanan ve büyük bir kampanyanın tetikleyicisi olan Parks, bugün çok önemli bir insan hakları figürü.

Indira Gandhi
Hindistan'ın ilk kadın başbakanı olan Gandhi, otoriter eğilimleri yüzünden sık sık eleştirildi. 1984'te suikaste kurban gidene kadar toplam 15 sene dünyanın en büyük ülkelerinden birini yönetti.  

Eva Peron
Dönemin Çalışma Bakanı olan Juan Peron'la evlenerek adım attığı politika sahnesinde kısa sürede kocasından bile güçlü bir siyasi figür haline geldi. Kocasının başbakan seçilmesinden sonra da bu konumunu devam ettirdi ve Arjantin halkının kalbine hiç çıkmamak üzere girdi. Peron, Arjantin'de hala öylesine önemli bir figür ki, ölümünden yarım yüzyıl sonra çekilen biyografik "Evita" filmi ülkede yoğun protestolarla karşılandı. 

Audrey Hepburn
1950'li ve 60'lı yılların ikonik oyuncularından olan Hepburn, hem döneminin estetik anlayışını derinden etkiledi, hem de unutulmaz performanslara imza attı. Hayatının son döneminde UNICEF için yaptığı çalışmalarla da kalplerde yer etti. 

Germaine Greer
1960 ve 70'li yılların önde gelen feminist figürlerinden olan Greer, "The Female Eunuch"la feminist hareketin ikinci dalgasını şekillendiren isimlerden biri. 

Oprah Winfrey
Televizyon tarihinin en çok izlenen talk show'larından olan The Oprah Winfrey Show'un sunucusu olan Winfrey, şu an kendi adını verdiği bir dergi ve bir televizyon network'ü sahibi, ve Amerika'nın en etkili kadınlarından biri. Programında yer verdiği her ürün satış patlaması yapıyor, okuduğu her kitap en iyi satanlar listesine yerleşiyor. 

Billie Jean King 
Tüm zamanların en başarılı kadın sporcularından olan King, toplam 20 Wimbledon şampiyonluğu kazandı. Sadece tenis kortunda değil, kadınların erkeklerle eşit ücret alması için de mücadele etti. 

Kaynak: EŞŞE

CONVERSATION

2 comments:

  1. Selam blogunu cok begendim ve en yeni takipcinim benim de moda blogum var beklerim. ipekkuzucu.blogspot.com

    YanıtlayınSil

Instagram